13 Aralık 2011 Salı

2011 sonbahar arazi planı



Yukarıdaki resimde permakültür tasarım ilkelerine göre belirlemiş olduğumuz Zone (mıntıka) 0 ve 1 görüntüsü yer alıyor.

2010 sonbaharında yaklaşık 10 adet meyve fidanı ve yaklaşık 50-60 kadar farklı yerel ve yabancı türden ağaçlar dikmiştik. Arazimize köy şebekesinden su çektiremediğimiz için yazın sulama yapmak çok problem oldu. Yaz boyunca 2-3 haftada bir kez köyden traktör arkasına bağlanan römork ile 2 tonluk depomuzu doldurarak damla sulama sistemi ile sulama yapabildik. Çok sıcak ve kurak geçen yaz aylarında bu ağaçlar için pek yeterli olmadı tabi. Bunun dışında 10lt'lik pet şişelerle her gidişte sulayabildiğimiz kadar ağacı suladık. Ağaçlarımızın yarısından fazlası bu kadar sıcağa ve susuzluğa rağmen hayatta kalmayı başardı. Tabi büyüyüp gelişemediler ama bu toprağa dikildikleri ilk sene için çok da kötü değil. Özellikle fidanlıktan aldığımız birkaç armut, vişne, akasya, dişbudak, akçaağaç ve iğde çok dayanıklı çıktı. Bunun dışında Süveri Çayı kıyısından aldığımız erik ve ayvalar da iyi durumda. Muhtar Necati Bey'den aldığımız ladinler ve yerel dut ağacı da hayatta kalanlar arasında.

Bu sonbahar dikimlere başlamadık,farklı çalışmalarla yoğun olduğumuzdan dikime pek zaman ayıramadık ama önümüzde daha zaman var. Geçen seneden susuzluğa karşı dayanıklı türler bizim için iyi bir referans olabilir.

Su problemine alternatif çözümler üretmeye çalışıyoruz. Permakültür'de bahsedilen yağmur hendekleri ile yağışlı mevsimlerde toprağı iyice suya doyurmak için ağaçların önüne ve arkasına eğime göre uygun hendekler kazmaya başladık ancak kazıyı insan gücüyle, kazma kürek ile yaptığımızdan oldukça ağır ilerliyor. Yine de bahara kadar küçük meyveliği yağmur hendekleriyle doldurma şansımız var.

Ağaç dikecek yerleri belirlerken dikkat edilmesi gereken birçok etken var. İklime ve diğer mevcut koşullara uygun olması, yayılıcı olup olmadığı, yerel bitki örtüsüne bir zararı olup olmadığı, ışık, su ve toprak ihtiyacı, kullanım amacı ya da fonksiyonu gibi...
Aşağıdaki maddeler ihtiyaçlarımız doğrultusunda dikim çalışmalarımızda nasıl bir yol izlememiz gerektiği konusunda bize ipucları veriyor:

* Bizim için önemli konulardan biri rüzgar siperi. Arazide bulunan karaçalı ve meşeler zaten bu görevi biraz olsun yerine getiriyor. Ancak hem seyrek olduklarından hem de kışın yapraklarını döktüklerinden biraz olsun ibre yapraklılardan destek almayı gerektirebilir. Bostan, kulübe ve oturma alanımızın bulunduğu bölgeye ( yani Zone 0'a) rüzgar siperleri olarak iklime uygun ibre yapraklı ağaç ve çalılardan çam, ladin, göknar, sedir, servi veya kışın yaprağını dökmeyen ateş dikeni gibi parklarda kullanılan türler olabilir.
* Bir diğer önemli konu ise yangın riski. Yazın çok sıcak geçmesi ve maalesef civardaki çiftçilerin tarlalarda otları yakmak için yaktıkları ateş sebebiyle bu yaz ufak çaplı birkaç yangın çıktı. Yangını başlatanların yerel halk tarafından ciddi şekilde uyarılması sonucu bir daha yangın çıkmayacağını umuyoruz ancak biz yine de önlemimizi almak durumundayız. Özellikle çiftçi kulübemizin ahşap olması bizi biraz korkuttu. Ancak yangın riskine karşı arazideki taşları kullanarak yükseltilmiş sebze yatakları yaparak hem küçük çaplı sebze, çeşitli yeşillik, ürettiğimiz kremler için çiçekler yetiştirebilir hem de olası bir yangının kulübeye sıçramasına engel olabiliriz. Bir üçüncüsü yararı ise arazideki yoğun taşlık alanları da yavaş yavaş azaltmak olabilir.
* Kulübenin yukarısındaki küçük meyvelik alana bir sıra yağmur hendeği açtık. Bu alandaki yağmur hendeklerinin sayısını arttırarak hendeklerin çevresine kökleri azot bağlayan baklagillerden ekerek toprağı zenginleştirebilir ve bu alanı küçük bir gıda ormanına çevirebiliriz. Yetiştirdiğimiz baklagiller çiçek açmadan kesip oldukları yerlere bırakırsak hem toprak örtüsü ( malç ) yaparak toprakta nemi tutar hem de uzun vadede çürüyen bitkilerle toprağa yeşil gübre takviyesi yapmış oluruz.
* Bostan çevresine kuzey batı yönünde (bostanın güneşini kesmemesi için kuzey-batı...) geniş yapraklı ağaçlar dikersek sonbaharda yaprakları döküldüğünde bostana malç olabilir. Bir diğer yararı ise ağaç kökleri sert ve killi toprağı yumuşatabilir.
* Çevrede otlayan küçük ve büyükbaş hayvanlar ekip diktiğimiz bitkiler için büyük tehdit oluşturuyor. Bu yüzden bostan, meyvelik ve yaşam alanı olarak belirlediğimiz alanı çitle çevirmemiz gerekiyor. Eğer çitlerin dibine kuşburnu, alıç, böğürtlen gibi ağaç ve çalılar dikersek 2-3 sene içerisinde hem bu bitkilerin dikenli yapıları sayesinde çiti güçlendirmiş olur hem de meyvelerinden faydalanabiliriz.

Bütün bu özelliklerinin yanısıra ne kadar fazla tür ağaç ve çalı dikersek biyolojik çeşitliliği o denli arttırmış olur, herhangi bir kimyasal madde ile toprağı kirletmeden toprağın yapısını iyileştirme şansına sahip olabiliriz. Görsel güzelliğinin yanısıra meyvelerinden faydanalabilir kurumuş dallarını yakacak odun olarak kullanabiliriz.

9 Kasım 2011 Çarşamba

Güz 2011, Kardeş Bitkiler'den haberler:

Kıştan kalma birkaç fotoğrafımız var, onlarla başlayalım. Ocak ayı sonundan bir gün; Tahtacıörencik Köyü'nün evcil hayvanlarından pozlar. Eşelenen köy tavukları, ve tahta çitlerin ardında Ankara Keçileri. Bir  de arazimizden bir siyah sülük:





Sonra bahar. Arazimizde sulamalı tarım koşullarını henüz sağlayamadığımız için, korumaya ve çoğaltmaya çalıştığımız tohumları iki yıldır başka dostlara emanet ediyorduk. Yeşilöz'ün pembe domatesi (aşağıdaki ilk fotoğraf), yine Yeşilöz'ün poposu halkalı domatesi ve küpe domatesi ile Kaş yerli domatesi geçen yıl Güneşköy'de yetişmişti. Bu yıl ise Tahtacıörencik'ten sebzeci Necati Cebeci'nin Süvari Çayı kıyısındaki tarlaları onlara yurt oldu. Sonuçta tohumları artırarak gelecek yıl taşımayı başardık.



Üç yıldur koruyup çoğalttığımız bir de peygamber arpası var. Kavuzu (sert dış kabuğu) olmayan, geleneksel olarak insan beslenmesinde de kullanılan bir çeşit. Bunu kendi arazimizde yetiştirip biraz çoğaltmayı başardık. Bu yıl biraz da arkadaşlarımıza verdik, kendi mekanlarında çoğlatsınlar diye. Bu yıl az miktar da kavılca buğdayı, çavdar, nohut, bakla, acıbakla çıktı arazimizden. Aşağıda Tolga ile Cemal'i, sap ile samanı (ve başağı) birbirinden ayırmaya çalışırken görüyorsunuz.

 

Arazimizde az miktar yaptığımız sulamasız sudanotu (bir çeşit darı) ve karabuğday denemeleri de başarılı. gibi. Tabi onları bizden önce hayvanlar yedi, ayrı mesele:





Baharda Güdül'ün yerli çemen çeşidi keymanı ve bölgeye özgü pamuk çeşitlerini de deneyeceğiz. Kısmetse bir de Süvari Çayı kıyısında yerli kılçıklı çeltik. Bu arada Cemal küçük bostanımızda yükseltilmiş yataklar yaptı. Üzerleri geçen yıldan kalan burçak ile kaplı, güzel görünüyorlar:


Bu kışı da boş geçmeyelim dedik. Ekim ayı sonunda, bu kez Necati Duran'ın köye yakın arazilerinde birer - ikişer dönüme, peygamber arpamızı ve sevgili Balıkçı Mustafa'nın bize gönderdiği sarı buğday ve kavılca buğdayını ektik. Cemal, ben, sevgili Aki ve köyün cevval delikanlısı İbrahim ile birlikte. Tahılların aralarına da yem bitkisi olarak mürdümük, yabani bezelye ve burçak ektik. Elimizdeki çok az miktar üveyik buğdayı, Gürleyik buğdayı ve çavdarı da birkaç gün içinde (biraz gecikmiş olsak da) arazimizdeki küçük alanlara ekmek istiyoruz:


Kardeş Bitkiler kremlerinde ve diğer doğal ürünlerinde de iyice ustalaştık. Artık 7 çeşit doğal kremimiz (aynısafa, mürver, civanperçemi, atkestanesi, sarı kantaron, göğüs ısıtıcı krem, kozmetik olarak da hodan-aynısafa kremi ) var. Bir de ısıtıcı, koruyucu kış iksirimiz. Bunların hangisinin nasıl kullanıldığını ve içindekileri ürün tanıtım sayfamızda anlattık: http://kardesbitkiler.blogspot.com/p/kardes-bitkiler-dogal-urunleri.html

Tahtacıörencik civarından yabani meyvelerle devam edelim: Dağ eriği (sarı olan), alıç, kuşburnu, çakal eriği (mor olan).


ve başka yerlerdekinden çok farklı, çok tatlı yemişen:



Köyden manzaralara devam. Serbest otlayan yerli kara sığırlar (çoğunlukla siyahlar ama boz da olabiliyorlar):


Biraz da şehirden Kardeş Bitkiler manzaraları. Bir ODTÜ buluşmasından (Ali İhsan, cemal, Nilüer, Ülkü, Sevtap ve kucaktakiler; Ilgaz ve Aral):


Baharda ve yazın Tahtacıörencik Köyü ve civarına birkaç gezi düzenlemiştik. Aşağıda çocuklu aileler için yaptığımız bir geziden bir fotoğraf:


Arazimize gittiğimiz zamanlarda neler yapıyoruz?... Aşağıda gördüğünüz gibi, karaçalılarla, meşe öbekleriyle ve özellikle baharda çeşit çeşit bitki ve hayvanla dolu arazimizin ortasındaki ahşap kulübemizin fotoğrafını çekiyoruz mesela. Bazen geceleri bu kulübede kalıyoruz. Ateşimiz de eksik olmuyor tabi:



Süvari Çayı kıyısına inmışsek ve yanımızda balık tutmayı bilen dostlar varsa, balık keyfi yaptığımız da oluyor:



29-30 Ekim'de Ekoyer (Türkiye Ekolojik Yerleşkeler Ağı; ya da GEN Türkiye Ağı) buluşmasını Ankara'da yaptık. 30 Ekim Pazar günü hep birlikte Tahtacıörencik'te ve arazimizdeydik: Güneşköy'den Ali ve İnci Hocalarımız, Evren ve Claire, Kazdağları'ndan Burhan ve Esenay, aynı bölgeden, Bayramiç Cazgirler köyü'nden Ayla, Marmariç'ten Mete, GEN'den hemşehrimiz Deniz, Kardeş Bitkiler'den epey bir zevat, Sinek Sekiz Yayınevi'nden İrem, arkadaşlarımız  Senem, Özgür ve İlke, Bilge, Ebru,...



27 Ağustos 2011 Cumartesi

Kardeş Bitkiler ve Amaçları


Kardeş Bitkiler, insanların doğayla ve birbirleriyle uyumlu ilişkiler içinde olduğu, doğanın ve insan emeğinin sömürülmediği bir dünyayı hayal eden bir grup insanın başlattığı bir ekolojik köy girişimidir. Tahtacıörencik Köyü, Süverkaşı mevkisinde bir ekolojik yerleşim oluşturmayı amaçlar.

Kardeş Bitkiler'in Hedefleri


- Kırsal alanlarda sürdürülebilir tarım ve hayvancılık uygulamaları için modeller oluşturmak
    • Permakültür yaklaşımıyla, çevreye uyumlu arazi tasarımı ve yönetimi
    • Doğal tarım uygulamaları 
    • Tarımsal ve doğal biyoçeşitliliğin artırılması (polikültür, karışık ekim)
    • Yerel tarım bitkilerinin yerinde ekilerek korunması
    • Başta su ve toprak olmak üzere kaynakların verimli ve sorumlu kullanımı
    • Tarım ve hayvancılıkta girdi maliyetlerini azaltan küçük ölçekli uygulamaların tanıtılıp teşvik edilmesi.
      - Kırsal üretimlerin sürdürülebilirliği için model yapılar oluşturmak
        • Köy ve küçük ölçekli çiftlik ürünlerine aracısız erişimin sağlanması
        • Halk destekli tarım modellerinin teşvik edilmesi
        • Köylerdeki kaybolmakta olan üretimlerin ve tekniklerin belgelenmesi ve canlandırılması
        - Doğaya saygılı ekolojik turizm faaliyetlerini desteklemek ve teşvik etmek
          - Kırsal alanlardaki doğal yapıların ve biyoçeşitliliğin belgelenmesine ve korunmasına katkı sağlamak
            - Ülke ve dünya çapında doğal üretim yapan kişi, çiftlik ve diğer oluşumlar arasında işbirliği ve dayanışmayı teşvik etmek

              Kardeş Bitkiler'in Güdül Tahtacıörencik Köyü'ndeki projeleri

              - Yerli tarım bitkilerini korumak ve çoğaltmak için 'yerel bitkiler bostanı' ve 'yerel meyve ağaçları bahçesi' projesi (yerel çiftçilerin katılımıyla)
                • Yerel tarım bitkileri: Leblebilik nohut, keyman, peygamber arpası, haşhaş, pamuk, Güdül domatesi ve diğerleri
                • Yerel meyve ağaçları: Üvez, beyaz kiraz, ceviz, dut, asma çeşitleri, küçük erik, yemişen
                • Diğer yerel ağaçlar: Cehri, sumak, menengiç, vs.
                - Örnek kardeş bitkiler ("companion planting") doğal tarım bahçesi
                  • Tarım bitkilerinin birbirine olan yararlarını gözeterek oluşturulmuş, hiçbir kimyasal ilaç, hormon, katkı, yapay gübre kullanmayan, suyun çok verimli kullanıldığı örnek bir bostan
                  - Küçük bir tıbbi bitkiler bahçesi 

                  - Toprak altında su hasadı projesi
                    • Yüzey sularının toprağın altında depolanabilmesi için su hazneleri ve ceplerinin oluşturulması. Başarılı olması durumunda bu yöntem hem meyvelikler ve bağlarda, hem de sebze ve tahıl üretim alanlarında önemli ölçüde su tasarrufu sağlayabilecektir.
                    - Süvari Çayı kıyısında çeltik ekiminin canlandırılması
                      • Yerli kılçıklı pirincin doğal tarım usulleriyle (doğrudan tohumdan ve fideyle) ekimi. Shu-mei Vakfı Ankara temsilcisi Aki Ozono ve yerel çiftçilerin işbirliğiyle.
                      - Çeşitli gruplara yönelik ekolojik turizm ve eğitim etkinlikleri
                        • Çocuklu ailelere yönelik olarak başlamış olan Çocuk Ve Doğa gezilerinin genişletilmesi ve düzenli hale getirilmesine destek vermek
                        • Çeşitli gruplara yönelik köy gezileri, doğa yürüyüşleri ve kamplar
                        • Öncelikle çocuklara yönelik olarak doğal yaşam ve kırsal üretim eğitimlerinin verilebileceği bir alanın oluşturulması
                        - Süverkaşı mevkisi ve Süvari Çayı başta olmak üzere bölgenin biyolojik çeşitliliğinin belgelenmesi (fotoğraf ve günlüklerle), sergilenmesi ve korunmasının teşvik edilmesi.
                          - Köye ve ilçeye sosyal, ekonomik ve ekolojik yarar sağlayacak faaliyetlere destek verilmesi
                            • Ekolojik ahşap oyuncak üretimi ve iş eğitimi projesi
                            • Tiftik çorap ve kazak üretimi projesi 
                            • Geleneksel doğal üretimlerin sürmesinin teşvik edilmesi; örneğin köy yumurtası, yerli sığır et ve süt ürünleri, doğal-ekolojik tarım ürünleri
                            • Doğal ürünlerin aracısız satışı için altyapıların oluşturulması

                            22 Haziran 2011 Çarşamba

                            21 Haziran Kardeş Bitkiler köyünden haberler

                            18-21 haziran arası (Nilüfer,Cemal) Kardeş Bitkiler köyündeydik. 18 haziran günü birkaç saat boyunca yağmur yağdı, kulübemize de bir miktar su sızdı, bu yazın sonuna kadar bu problemin üstesinden gelmemiz gerekecek. Cuma günkü yağıştan sonra hava epey ısındı ve yaz kendini hissettirmeye başladı. Bostanımıza ve geçen sene sonbaharda diktiğimiz ağaçlarımıza bakıldığında durumlarının oldukça iyi olduğu görülebiliyor, anlaşılan yağışlı havalar bizim bitkilere yaradı.

                            Ağaçlardan başlamak gerekirse,
                            Akdut resimdede görüldüğü gibi oldukça sağlıklı.

                            Ayaş'ın dutları gibi Güdül ve Tahtacıörencik'in de dutları son derece özel ve lezzetli, geçen sonbaharda diktiğimiz bu dut fidanı bu yörenin yerel türü. Bildiğimiz akdutlara göre oldukça iri olan bu tür çok lezzetli, umarım kazasız belasız bu ağacı büyütebiliriz. Şimdilik karaçalıların dikenli dalları ile büyük ve küçükbaş hayvanlardan korumayı başarabildik.

                            Cevizlerde yine bu yörenin yerel cevizlerinden


                            Bostana bir göz attığımızda Yeşilöz küpe domatesleri olgunlaşmaya başladı, yavaş yavaş kızarmayı bekliyorlar.

                            Eğer yabani hayvanlar bizden önce davranmazlarsa birkaç hafta içinde domates yemeye başlayabiliriz.

                            Özellikle eşek baklalarının hepsini küçük siyah böcekler bastı ama yine de meyveleri olgunlaşmış, yakında hasat edilebilir. Siyah böceklerin de bir şekilde uğur böceklerini çektiğini düşünüyorum çünkü uğur böceği nufüsü ciddi şekilde arttı. Acıbaklalarda ise böcek yok, onların meyveleri de olgunlaşıyor.



                            Patlıcanların gelişimden çok memnun olmamakla birlikte iyi kötü büyüyorlar :) Bazıları nispeten daha iyi gelişti.



                            Nohutlar oldukça iyi durumda, başta bunları burçakla karıştırdığımız için çıkmadıklarını düşündük ancak taneler olgunlaşınca farkettik.


                            Turplar da çiçek açtı


                            Sadece bir adet aynısafa çıkmış yeni farkettik. Belki de yoğun otların arasında ancak bir tane hayatta kalabildi.




                            Sonuçta biraz zamansız,biraz plansız ve biraz da karışık ekim yapmamıza rağmen toprak bize cömert davrandı. Çok az müdahale etmemize rağmen şimdiye kadar başarılı olduk diyebiliriz. Biraz meşe yaprakları ile örtü, biraz da yabani otları yolarak yolumuza devam ediyoruz.

                            14 Haziran 2011 Salı

                            14 haziran Kardeş Bitkiler Bostanı

                            Bu sefer bostan ve ağaçlarımıza çok hızlı bir şekilde göz atabildik, fotoğraf çekme şansımız olmadı.
                            Domateslerden erken dikilen 2 fide çok iyi durumda, üzerinde henüz yeşil domatesler de mevcut. Diğer sonradan dikilen fideler ise ne iyi ne kötü belki havalardan belki de başka sebeplerden çok çok iyi gelişemediler. Patlıcanlar da zayıf kaldı ama hala ürün alma şansımız var. Biberler de vasat durumda. Aslına bakılırsa 2-3 hafta içinde durum daha da netleşir.
                            Tabi, Kardeş bitkiler bostanında sebze yetiştirme sürecinde 1-2 defa dışında hiç sulama yapmadığımız (bu süreçte anormal derecede yağmur yağdı), gübre ve hiçbir şekilde kimyasal kullanmadığımız, çapalama ve budama gibi fiziksel müdahalelerde bulunmadığımız göz önüne alınırsa az miktarda da olsa ürün aldığımız takdirde başarılı sayılabiliriz.

                            Sebzelerimiz için şimdiye tek yaptığımız bitkilerin dibine meşe yaprağı ile malçlama (toprak örtüsü) yapmak oldu.

                            Önceki yazılarda yayınladığımız fotoğraflarda da görülebileceği gibi karmakarışık bir bostanımız oldu. Yıllarca geleneksel yöntemlerle tarımla uğraşmış çiftçileri oldukça kızdıran bir durum bu. Bir şekilde düzenli,simetrik, yabani otların temizlendiği bir tarlaya alışmış, periyodik olarak budanan, çapalanan sebzelerle yapılan tarımdan çok farklı bir metod uyguladığımızdan bir türlü kafalarına yatmadı.

                            Eşek baklalarımız bir takım küçük böcekler tarafından istila edildi, tüm çiçekleri yendi sanırım eşek baklalarından tohum alamayacağız. İlginç bir şekilde henüz baklalardaki böcekler diğer sebzelere yayılmadı.

                            Acıbaklalarımız iyi durumda neredeyse hepsi çiçeklendi, sanırım bizim bostana eşek baklasından daha iyi uyum sağladılar.
                            Arpalarımızın bir kısmı sarardı birkaç hafta sonra hasat edilebilir.
                            Turplarımızın çoğu çiçek açtı ve iyi geliştiler.

                            31 Mayıs 2011 Salı

                            Kardeş Bitkiler bostanı mayıs 2011

                            Tahtacıörencik köyünde sebze yetiştiriciliği ile uğraşan Necati Bey kışın bizden yerel domates tohumu istemişti. Bizde ona daha önceden Yeşilöz ve Güneşköy'den temin ettiğimiz bir miktar yerel domates tohumu verdik. O da bu tohumlardan fide üretip bir de üstüne Tahtacıörencik'in yerel biber ve patlıcan fidelerini de ekleyerek geçen hafta bizlere teslim etti. Aslında bu yaşanan olay yerel tohumların korunup çoğaltılmasının ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor.

                            Bu fideleri geçen hafta(22mayıs) Kardeş Bitkiler küçük bostanımıza diktik. Domates, biber ve patlıcan fideleri dikimi yapıldı, damla sulama boruları yeni fidelere göre tekrar ayarlandı. Deneme amaçlı olarak birkaç adet de melez (hybrid) tohumdan üretilen fide de diktik. Sanırım sezon sonunda farkı göreceğiz.

                            Nisan sonunda ise deneme amaçlı 2 adet yerel Yeşilöz küpe domatesi fidesini bostanımıza dikmiştik. Hatta o zaman köyden bize dikim yapmak için çok erken olduğunu söylemişlerdi ama artık şanstan mı yoksa Yeşilöz küpe domateslerinin dayanıklılığından mı bilinmez ilk diktiğimiz 2 fide oldukça iyi gelişmiş durumda.

                            Nisan'da dikilen Yeşilöz(Güdül-Ankara) küpe domates fidesi 28 mayıs tarihi itibariyle durumu aşağıdaki resimlerde görülebilir. Neredeyse çiçek açmak üzere



                            28 mayıs itibariyle Kardeş Bitkiler bostanının (küçük bostan) durumu da aşağıdaki resimde görülebilir. Bakla, burçak ve mürdümüklerin arasına diktiğimiz domates, biber ve patlıcanlar.


                            Eşek baklası ve üzerindeki uğurböceği. Yararlı böcekleri çekmesi açısından iyi bir seçim gibi :)


                            Büyük bostan'da Yeşilöz peygamber arpası ve aralarında tohumlarını Ulus'tan aldığımız burçaklar gelişimleri oldukça iyi.


                            Acıbakla, gelişimleri çok iyi, çoğu çiçek açtı, güçlü bir bitki.



                            Geçen hafta dikilen fidelerimiz bu sene bahar aylarının aşırı yağışlı geçmesinden dolayı pek susuz kalmadılar ancak gündüz aşırı sıcaklardan dolayı yüzey toprağı çıplak olduğundan aşırı çabuk kuruyor ve toprak çatlıyordu. Bu sebeple bu hafta arazideki meşe ağaçlarının diplerine dökülmüş yaprak, palamut, dalları el arabasıyla taşıyarak fidelerin diplerine sererek malç (mulch) yaptık.



                            Böylece fidelerin yüzey toprağı nemi daha uzun süre tutacak ve çürüyen yaprak,dal,palamut sapları gibi organik maddeler de toprağı besleyecek, yani yeşil gübre olacak.

                            Çıplak yüzey (toprak çabuk kuruyor ve çatılyor)


                            Malçlı yüzey (toprak daha uzun süre nemli kalıyor, bitki kökü sıcaktan daha az etkileniyor)

                            Güneşköy ve "Bahçemiz 2011" projesine katılım çağrısı


                            "Güneşköy nedir, kimdir, neler yapar?". Anlatmak kolay değil, ama deneyeceğim. Anlatmak kolay değil, çünkü Güneşköy ile tanıştığım 2007 baharından bu yana, ve elbette bunun çok öncesinden beri, Güneşköy'ün çalışmalarına sayamayacağım kadar çok insanın katkısı; Güneşköy'ün de bizlere, doğaya ve yaşama sayamayacağım kadar çok katkısı oldu. Güneşköy yalnız Ankara için değil, bütün Türkiye ve hatta bütün dünya için, doğayla uyumlu üretim ve yaşam pratiklerine yönelik katılımcı çalışmaların önde gelen örneklerinden biri oldu.

                            Kimisi Hisarköy'eki 70 dönümlük arazi üzerinde, kimisi de şehirde, ama hepsi de doğayla uyumlu ve barışçı bir toplum vizyonuna dönük çok sayıda proje, atölye çalışması, üretim, paylaşım ve iletişim gerçekleşti. Bunlar arasında
                            • Bahçemiz Projesi gibi ekolojik tarım çalışmaları,
                            • Biyoyakıt ve Güneş Serası gibi model uygulamalar,
                            • Ekolojik arazi restorasyonu ve ağaçlandırma çalışmaları
                            • Kerpiçten kulübe, saman balyasından ev gibi ekolojik mimari çalışmaları,
                            • Hisarköy'lü çocuklarla atölye çalışmaları, Hisarköy halkıyla ekolojik üretim konusunda bilgilendirme sohbetleri ve köyde organik tarıma geçişinin sağlanması gibi yerele dönük çalışmalar
                            dışında, Güneşköy'lülerin alt çalışma gruplarının ve tek tek bireylerinin gerçekleştirdiği
                            • Tekel İşçileri eylemine, Anadolu'yu Vermeyeceğiz hareketine verilen destekler,
                            • Toroslar'da ve Anadolu'nun diğer köşelerinde Kültür Köyleri oluşturma çalışmaları,
                            • EDE (Ekolojik Tasarım Eğitimi) çalıştayları,
                            • “Dragon Dreaming” ve Onarıcı Çemberler gibi, ortak niyetli topluluklara yönelik, kolektif çalışma, iletişim ve sorun çözme yöntemlerini teşvik eden çalışmalar,

                            ve mutlaka burada atlamış olduğum daha birçok girişim gerçekleşti.... Güneşköy'de ve çevresinde doğan, orada filizlenen pek çok fikir ve etkileşim bambaşka yerlerde meyveler verdi: Permakültür çalışma grupları, Ankara ve İstanbul'da EDE iletişim ve çalışma grupları, Kardeş Bitkiler gibi yeni katılımcı ekolojik köy girişimleri... Bir yerden sonra Güneşköy'ün ve Güneşköy'lülerin çalışmalarını anlatmaya çalışmak anlamsız hale geliyor: Tanıyanların iyi bildiği gibi, Güneşköy'ün içinde, yakınında, çevresinde duran pek çok insanın yaşamının her günü yeni yaratımlarla, yeni paylaşımlarla dolu.

                            Güneşköy'ün bütün bu çalışmaları arasında, 2006 yılından bu yana her yıl (planlama, üretim ve dağıtım aşamalarındaki büyük zorluklara ve zaman zaman sezonun zarar edilerek kapatılmasına karşın), kararlılıkla, inançla, toprağa ve insana duyulan sevgiyle sürdürülen Bahçemiz Projesi'nin çok ayrı bir yeri var. “Bahçemiz”, Buğday Derneği'nin 2005 ve 2006 yıllarında İstanbul Cumhuriyetköy'de gerçekleştirdiği “Bahçe” projesinin, başka bir coğrafyada da olsa devam etmesini sağladı. Her yıl ortalama 80 destekçi ile yürüyen bu proje, ekolojik yaşam çalışmalarında katılımcılığın en güzel örneklerinden biri oldu. Permakültür ilkelerine uygun şekilde, doğal tarım uygulamaları çerçevesinde düzenlenen bostan alanı, Hisarköy'lülerin organik tarıma geçişi için örnek teşkil etti. Proje sayesinde yıllardır Ankara'daki pek çok insan kendisi, aileleri, çocukları için doğal, besleyici, güvenli, sağlıklı gıdalara erişim sağladı. Üretim sezonu boyunca Güneşköy arazisine, bostanımıza düzenlediğimiz toplu ziyaretler sırasında, bizim gibi kent insanları toprağa dokunma, sebze üretim süreçlerini bizzat gözlemleme ve katılma şansı buldu. Güneşköy ziyaretlerimizin nasıl geçtiğiyle ilgili fikir sahibi olmak isteyenler için: Ali Gökmen Hoca'mız kaleminden 2009 Bahçemiz Katılımcı Ziyareti Günlüğü .Bir de tabii, Claire'in blogu.

                            Güneşköy'le ilgili daha pek çok bilgiyi, blog yazısını ve fotoğrafı http://www.guneskoy.org.tr adresindeki Web sitesinde bulabilirsiniz. Bir de buraya tıklayarak indirebileceğiniz bir broşür var; gerçi tarihi biraz eski (2007) ama, Güneşköy'ün amaçlarını ve çalışma alanlarını özet bir şekilde anlatıyor. Bostandan fotoğraflar da!

                            Güneşköy'deki çalışmaları izlemek, katılmak, sürecin bir parçası olmak için Güneşköy e-posta iletişim listesine (yahoo group) üye olabilirisiniz: http://health.groups.yahoo.com/group/guneskoy/
                            Aşağıdaki çağrı metni ile sizleri bir kez daha “Bahçemiz 2011” projesinin katılımcısı destekçisi, parçası olmaya davet ediyoruz! Katılım formunu ise şu adresten indirebilirsiniz:

                            Güneşköy Bahçemiz 2011 Katılım Formu

                            Sevgiler,
                            Ceyhan

                            ===========================================

                            Sevgili Güneşköy Dostları,

                            Bahçemiz 2011 başlıyor!
                            Ailenizi doğal ürünlerle sağlıklı beslemek, doğaya daha az zarar vermek, doğal koşullarda yetiştirilen sebzeleri çiftçiden doğrudan almak, ürünün yetiştiği bahçeyi ziyaret edip çalışmalara katılmak ister misiniz? Bu sorulara cevabınız evet ise sizi Bahçemiz 2011 projesine katılmaya davet ediyoruz! 

                            Bu proje kapsamında, Kırıkkale Hisarköy'deki 75 dönümlük arazimizin 10 dönümlük kısmında ve 108 m2 genişliğinde seramızda, tamamen ekolojik yöntemlerle sebze üretip, Bahçemiz projesine katılacak yaklaşık 80 aileye -size- her hafta dağıtmayı planlıyoruz.

                            Beş yıldır sürdürmekte olduğumuz Bahçemiz projesinin bu yıla ait kısmı Bahçemiz 2011 çalışmaları başladı. İki yıldır bahçede yeni bir yöntem ile ekim yapıyoruz. Yükseltilmiş yataklar hazırladık ve çok iyi sonuç aldık. Artık toprağı sürmeden ekim yapabiliyoruz. 

                            Bu sene tohumlarımızın büyük bir bölümü geçen seneki bahçemizden ve organik tohum üreticisi Yalova’da Atatürk Bahçe Kültürleri Araştırma Merkezi’nden ve ASGEN firması’ndan geliyor. Ürün yelpazemiz ektedir. Bahçemiz projesi çok küçük boyutlu olmasına rağmen, ülkemizin gıda güvenliği ve köylerimizin sürdürülebilirliği için iyi bir örnek olmuştur. Bu projenin özenle korunması gerektiği kanısındayız.

                            Geçen yıl haftada 2 gün (Pazartesi/Perşembe günleri) 35 ve 40’ar kutu dağıttık ve neredeyse tüm Ankara’yı dolaştık. Bu durum hem bütçemizi zorladı hem de karbon ayak izimizi arttırdı. Bu nedenle, bu sene yapılacak başvurulardan, grup başvurularına ve aynı adreste veya aynı bölgede toplananlara öncelik vereceğiz. Grupların en az 5 kişilik olması tercih sebebidir.  

                            Dağıtımımız Ankara ili merkezi için geçerlidir ve hafta içi bir gün, verilen adrese yapılacaktır. Başvuru sayısına göre dağıtım planlaması yapılacak ve sizlere bildirilecektir.

                            Bu sene arazimizde Tarım Bakanlığı’nın desteğiyle başlatılan ‘Güneş Serası’ projesi tamamlanmak üzeredir. Seranın bitmesi durumunda üretimimize destek olacaktır. 

                            Katılım için ekte verilen formu doldurup, ctemurcu@gmail.com adresine gönderebilirsiniz. 

                            Konu ile ilgili her türlü sorunuzu yine ctemurcu@gmail.com adresine yazabilir ya da 0533 211 91 08 nolu telefonu arayabilirsiniz.

                            Lütfen bu iletiyi ilgilenebileceğini düşündüğünüz arkadaşlarınıza da gönderiniz.

                            Saygılarımızla,
                            Ceyhan Temürcü


                            EK BİLGİ
                            1. Bahçemiz projeleri her yıl yeniden başlatılır, daha önce projeye katılmış olsanız bile ekteki formu doldurup katılımınızı yinelemeniz gerekmektedir.

                            2. Form üzerine diğer beklentileriniz ve düşüncelerinizi de yazabilirsiniz.

                            3. Destekçi sayısı en fazla seksen kişi olacaktır ve ilk seksen başvuru işleme konacaktır.

                            4. Formu şimdi doldurmanız ödemeye hemen başlamanız anlamına gelmiyor, ödemeye başlama form üzerindeki seçeneğinize göre gerçekleşecektir.

                            5. Dilerseniz ödemeyi bir kerede yapabilirsiniz. Ya da belirtilen taksit tutarlarının altında kalmayacak şekilde kendiniz taksitlendirebilirsiniz.

                            6. Tüm başvuru sahiplerinin e-posta adresleri Güneşköy haberleşme listesine eklenecektir ve proje ile ilgili bilgilendirmeler bu listeden yapılacaktır.

                            ÜRÜN YELPAZESİ:
                            No
                            Ürün
                            No
                            Ürün
                            1
                            bakla
                            13
                            Kıvırcık
                            2
                            Balkabağı
                            14
                            Lahana
                            3
                            Bamya
                            15
                            Maydanoz
                            4
                            Biber dolma
                            16
                            Patates
                            5
                            Biber sivri
                            17
                            Patlıcan
                            6
                            Brokoli
                            18
                            Pazı
                            7
                            Domates
                            19
                            Pırasa
                            8
                            Fasulye
                            20
                            Roka
                            9
                            Salatalık
                            21
                            Semizotu
                            10
                            Ispanak
                            22
                            Soğan
                            11
                            Kabak


                            12
                            Kavun



                            27 Mayıs 2011 Cuma

                            "Anadolu'yu Vermeyeceğiz" kampçılarına ziyaret...




                            Dün akşam, (26 Mayıs 2011) Kardeş Bitkiler ekibi olarak "Anadolu'yu Vermeyeceğiz" yürüyüşçülerini ziyaret ettik. Yaklaşık 40 gündür yürüyen bu insanlar, derelerinin satılmasına,ellerinden alınmasına,madencilerin yaşam alanlarını talan etmesine, kurulması planlanan nükleer enerji santrallerine ve yasalaşması halinde Anadolu'nun tüm doğasında yıkım etkisi yaratacak olan tabiatı koruma kanununa karşı Anadolu'nun dört bir yanından atları, eşekleri, çocukları ve çadırlarıyla yollara düştüler. Basına da yansıdığı gibi kervanlar Gölbaşı'nda buluşup Ankara'nın içine yürüyeceklerdi ancak polis tarafından yürüyüşün yasal olmadığı gerekçesiyle engellendiler. Direnmeye devam ettiler ve Gölbaşı'nda yaşam alanlarını kurtarana kadar kamp kurmaya karar verdiler. Bir başka grup da Odtü Vişnelik tesislerinde kamp kurdu. Şimdi Anadolu'nun insanları ve diğer tüm canlılarının özgürlüğü için her zamankinden çok desteğe ihtiyaçları var. Kamp yerleri Gölbaşı'nı geçtikten sonraki Starpet benzin istasyonunun tam yanı,diğer grup Odtü Vişnelik tesislerinin içinde meyvelikte.Her iki grubun da desteğe gerçekten ihtiyaçları var, imkanı olan herkes ziyaret etmeli. Daha uzunca bir süre orada olacaklar.

                            Ayrıntılı bilgi için http://vermeyoz.net/

                            https://picasaweb.google.com/tahtaci.orencik/Golbasi#
                            https://picasaweb.google.com/tahtaci.orencik/VISNELIK#

                            24 Mayıs 2011 Salı

                            damla sulama sistemi



                            Mayıs ayının ortalarında ağaçlarımızı sulamak için damla sulama sistemi kurdurduk. Henüz su şebekesi çektiremediğimiz arazimize 2 tonluk bir depo alıp damla sulama sistemini tüm ağaçları ve bostanımızı da kapsayacak şekilde kurdurduk.Bu sırada kurulumu yapan usta bize sistemin nasıl kurulduğunu da öğretti.

                            Damla sulama sisteminin ekonomik olmasının yanısıra birçok avantajı var. En önemlisi su israfı olmuyor.İstenilen bitkinin çevresinde borular daire şeklinde bağlanarak sadece istediğiniz bitkiyi sulamanıza imkan sağlıyor. Bunun yanında kullanımı kolay, sulamak için dolaşmak zorunda kalmıyorsunuz, vanayı açtığınızda tüm bitkileriniz aynı anda orantılı olarak sulanmış oluyorsunuz. Vanalar ayarlı olduğu için istediğiniz sıradaki bitkileri daha fazla ya da daha az sulayabiliyorsunuz.

                            Bu sene, bahar aylarında,ülke genelinde olduğu gibi bizim bölge de normalden fazla soğuk ve yağışlı geçti. Gözlemlerimiz doğrultusunda yeni fidanlarımızın hepsinin sağlıklı olduğunu söyleyebiliriz.
                            Nemli kalmaları ve ısı değişikliklerinden etkilenmemeleri için diplerine meşe yaprakları ile doldurduk. Özellikle karaçalı ve meşe ağaçlarının diplerinde biriken yaprak, dal, tohumların çürümesi ile bol miktarda organik madde (humus) biriktiğini gözlemiştik. Elimizden geldiğince bu humuslu toprağı da yeni fidanların diplerine sererek yeşil gübre takviyesi yapmayı da ihmal etmedik.Böylece hem malç hem de gübreyi doğal bir yolla elde etmiş olduk.

                            Aşağıdaki resimde küçük ceviz fidanının çevresinde damla sulama borusu ve meşe yapraklarından oluşan yüzey örtüsü görülebiliyor. Çevresindeki tel örgü ise keçilerden korumak için. Birçok ağacın korumasını karaçalıların dikenli dallarını kullanarak yaptıysak da birkaç ağaç için tel örgü kullandık.

                            17 Mayıs 2011 Salı

                            Nesin Vakfı Çiftliği

                            http://www.nesinvakfi.org/projeler.php#ciftlik
                            İletişim: Kamuran Demirkesen
                            Cep: 0 532 4850938.
                            E-Posta: kamurandemirkesen@hotmail.com
                            İstanbul Çatalca ilçesinde bulunan Nesin Vakfı Çiftliği, Nesin vakfı öğrencilerinin doğal beslenmesi ve aynı zamanda doğal hayatı korumaya örnek olmak için Nesin Vakfı tarafından 2002 yılında kurulmuştur. Şu anda 43 çocuğa ve onlarla birlikte yaşayan-çalışan 12 personele bakan çiftliğimizin nam-ı diğer ismi de İnek Cenneti olarak da bilinmektedir.
                            Çiftliğimizde bulunan 20 büyükbaş, 100 kümes hayvani, 20 koyun-koç ve kuzu Nesin Vakfı ailesini süt, yoğurt, peynir, tereyağı ve yumurtasıyla doğal olarak beslemektedir. 5 dönümlük bahçemizde ise neler yetişmiyor ki; domates, biber, patlıcan, kavun, karpuz, salata, fasulye vb tüm bahçe ürünleri...
                            Ürünlerimiz tamamen doğal, ilaçsız.  Ürünlerimizi hayvanlarımızın bakımında bize yardım eden bir ablamız yapıyor. İstanbul’dan doğa-dostu bir grup gönüllü arkadaş, çiftliğin ve cevizliğin permakültür ilkelerine göre düzenlenmesi ve sürdürülebilir bir sistem kurulması ile ilgili olarak onlarla bizimle birlikte bir proje başlatmış durumda.
                            Tereyağımızı sütü pişirip, yoğurt gibi mayalayıp yayıkta yayıp yağını alarak yapıyoruz. Fiyatı: 30 TL/kg.
                            Kaşar peynirimizi yaparken sütü ılıyıncaya kadar ısıtıyoruz, sonra mayalıyoruz. 3 saat sonra süzmeden önce kaynar su ile pişirip torbalıyoruz. 6 saat sonra kesip tuzlayıp paketliyoruz. Kargo dahil fiyatı 30 TL/kg
                            Beyaz peynirimizi yapmadan önce sütü kaynatıyoruz. Sonra mayalayıp 3 saat sonra süzüyoruz. 6 saat sonra kesip tuzlayıp paketliyoruz. Kargo dahil fiyatı 25 TL/kg

                            3 Mayıs 2011 Salı

                            Nisan sonu, Süverikaşı'nda...



                            Nisan'ı Mayıs'a bağlayan haftasonu yine arazimizdeydik. Bu sefer kulübeyi temizledik ve iyice düzenledik. Vidalayamadığımız yerleri birkaç çivi takviyesi ile sağlamladık. Arkadaşımız Hakan yeteneğini konuşturup tahta artıklarından küçük raflar yaptı.Nilüfer de kulübeyi iyice temizledi.
                            Kadın eli değdiği zaman bir başka oluyor :)



                            Kulübenin çevresindeki meşeleri daha önce Aliihsan,Sevtap,Nilüfer ve Ülkü budamışlardı. Budanan meşeler de diğerleri gibi yapraklanmaya başladı. Umuyoruz ki daha hızlı büyürler ve bize hem gölge de hem rüzgar siperi görevi görürler. Şimdilik boyları 2-2,5metre civarında. Sanırım yaz sonuna doğru farkı göreceğiz.




















                            Fotoğrafa makinamızın pili bitene kadar bitki resimleri çekmeyi de ihmal etmedik.

                            Kediotu



















                            Aşağıdaki bitkileri çok uğraştım ama tanımlayamadım,bitkiler hakkında çok az bilgi sahibi olduğumdan tanımlamak da oldukça zor oluyor. Bitki uzmanı arkadaşlardan yardım bekliyoruz.
                            (Ekleme: meyvelitepe'ye çok teşekkürler! Birinci resimdeki Lathyrus leucanthus, ikinci resimdeki Trifolium repens ( beyaz yonca) )



                            Yaban eriği (prunus divaricata)


                            Arazimizin küçük yabanıl alanlarında gezinirken karaçalıların arasında keçilerin katliamından kurtulmuş birçok yaban eriği (prunus divaricata) ağacının büyümüş olduğunu farkettik. Biraz çalıları budayınca iyice ortaya çıktılar, boyları 50cm ile 1,5 metre arasında değişiyor. Baharın gelmesi ile çalılardan önce yapraklanmaları onları farketmemizi sağladı.
                            Bunun dışında birçok alıç (crataegus orientalis) ağacı da yine meşe ve çalıların arasında yaşam mücadelesi veriyordu.




                            Alıç(crataegus orientalis)


                            Aşırı sıcağa ve kuraklığa çok dayanıklı olan alıçlar, kötü topraklarda ve resimde de görüleceği gibi yoğun taşlık bölgelerde bile yaşayabiliyorlar.Alıçlar, kendilerini karmaşık-dikenli dalları ve sürgünleri ile korumaya almışlar.Yine de küçükken küçük-büyükbaş hayvanlara yem olma tehlikesi ile karşı karşıyalar.


                            Arazimizde doğal olarak yetişen bu ağaçların yanısıra kimini fidanlıktan kimini ise dere kenarından ya da köyümüzün muhtarı Necati Bey'den temin ettiğimiz yaklaşık 70 adet fidanı sonbaharda dikmiştik. Görülüyor ki diktiğimiz ağaçların çok büyük bir kısmı tuttu ve birçoğu da yapraklandı.

                            Dere kenarından Necati Bey ile aldığımız Ayva


                            Behiçbey fidanlığından aldığımız Dişbudak yapraklı akçağaç (Acer Negundo)




                            Bostana gelince burçak ve arpalar karışık bir şekilde gelişmeye devam ediyorlar. Bakalım bu karışık ekim nasıl sonuç verecek hepimiz merak ediyoruz. Acıbakla ve eşek baklaları da 10-15cm boyuna ulaştılar. Birkaç hafta önce ektiğimiz nohutlar daha çıkmamış. Turplar da küçük ama yoğun filizlendikleri için nasıl gelişirler kestiremiyoruz. Bir de 2 adet yerel Yeşilöz domatesi (küpe domates) fidesi diktik ve tohum olarak 1-2 gramlık deneme ekimi yaptık.

                            Tohumdan yetiştirmeye çalıştığımız ağaçlardan akçaağacın çimlendiğinden daha önce bahsetmiştik. Şimdi de atkestanesi ağacları filizlenmiş ve oldukça iyi gelişmişler boyları 10cm'e ulaşmış. Bakalım bu ağaçlarımızı yaşatabilecekmiyiz.

                            Şimdilerde hepimiz yoğun bir şekilde arazimize su çektirmek için faaliyetlere başladık, Tüm olasılıkları değerlendiriyoruz ve havalar ısınmadan bir sulama sistemi kurmayı planlıyoruz. En kötü ihtimalle depo ile damla sulama sistemi kurmaya çalışacağız. Su işini hallettikten sonra hızla ağaç ve bostanlarımızı çitle korumaya alacağız. Bu zamana kadar karaçalı korumalarının etkili olmasını umuyoruz.

                            Doğal Besin Bilinçli Beslenme grubunun son toplu siparişinde Tahtacıörencik köyü ürünlerine sumak, kekik ve üzüm pekmezi gibi yeni ürünleri de dahil ettik. Sumaklar, bu bölgenin sulak kesimlerinde doğal olarak yetişen derici sumağı ağacından toplanıp öğütülerek elde ediliyor. Yapılışı ile ilgili daha detaylı bilgi edinmeye çalışacağız. Kekikler ise dağdan toplanıyor. Bu tip yabani meyve,yemiş ve baharatların tanıtılması şehirde talep eden insanlara ulaşması ve kullanılması çok önemli. Böylece doğal olarak yetişen bu türler, toplanıp işlenmesi ile gelir kaynağı olacak, dolayısıyla doğal-yerel türlerin korunması da mümkün olacak.