12 Mart 2013 Salı

bahar hazırlıkları başladı

Sonbaharda açmış olduğumuz hendeklerin alt kısmında yükselttiğimiz alana üzüm dikimi yaptık.



Göletin alt kısmındaki düzlük alana ise yine muhtar Necati Bey'den aldığımız 5 adet yerel ceviz fidanı diktik.




Arılık neredeyse tamamlandı. Duvar tam istediğimiz gibi olmadı, Necati Bey'in de önerisi ile zamanımız olur ise kalınlaştırma çalışması yapacağız. 3 tarafı kapalı önü ise açık oldu, amaç arıların kuzeyden rüzgar almaması, önünü kapatmamamızın nedeni ise arıların uçuş yolunu kapamamak.



Eğer imkan ve zaman olursa bostanımızı da hazırlayıp kendi ihtiyaçlarımızı karşılayacak kadar domates, biber, patlıcan, soğan, sarımsak ekmeyi planlıyoruz. Bizim yörede yetiştiriciliği yapılan enginar yetiştirmeyi de denemek istiyorduk ancak başka bahara kaldı. Şu anki durum itibariyle mevcut sorumluluklarımız, ekonomik zorluklar, zaman ve işgücü eksikliğimizden dolayı çok fazla işin altından kalkabilecek durumda değiliz. Ancak iyi bir planlama ve küçük alanlarda yoğunlaşan doğru bir sistemle kendi ihtiyaçlarımızın bir kısmını karşılama ihtimali var.
Bahar gelince faaliyetlerimizi yerinde görmek, piknik yapmak, bilgi paylaşmak, birlikte üretmek üzere hepinizi Kardeş Bitkiler'in Tahtacıörencik'teki mekanına bekliyoruz.

15 Ocak 2013 Salı

Warre kovan yapımı

Internette arıcılık hakkında araştırma yaparken teknik arıcılıkta kullanılan fenni kovanlara alternatif olarak warre adı verilen bir çeşit kovanın ( bizdeki karakovana benzeyen ancak daha yönetilebilir) varolduğunu ve sürdürülebilir arıcılık yapmak için uygun olduğunu öğrendik. Warre tipi kovanda temel petek yani yapay petek konmuyor, arı kendi ürettiği balmumu ile petekleri kendisi örüyor yani bal karakovan balı oluyor.Bunun dışında fenni kovana göre bir çok avantajı var. Mesela arılar petek boyutlarını kendilerine uygun şekilde ayarladıklarından hastalık ve zararlılarla mücadele etmeleri daha kolay oluyor, zararlı kimyasal ilaçlar kullanmaya gerek kalmıyormuş.

Tıpkı bizim bildiğimiz geleneksel karakovanlar gibi pek fazla müdahale edilmiyor ama karakovana göre yönetilmesi daha kolay. İnternette arıcılığa gönül vermiş bilgili, deneyimli ve bu bilgi ve deneyimlerini paylaşan arkadaşlardan warre kovan planlarını ve tavsiyelerini aldıktan sonra direk kovan yapımına başladık.


Kısa zamanda ana parçaları bitirdik, ilk yaptığımız biraz hatalı oldu ancak diğerlerinin daha iyi olacağını düşünüyorum. Katlar arası ufak boşluklar oldu, deneyimli arıcılara sorduğumuzda bunun çok problem olmayacağını ama arı buraları propolis ile kapatmadan mum güvelerinin buraya yerleşmemesi gerektiğini söylediler.

Biz, bu bahar fenni kovan, geleneksel kovan, warre kovan ve perone kovan tiplerinin hepsini deneyeceğiz. Hangisinin daha verimli,ekolojik ve yönetilebilir olduğunu anlamanın tek yolu denemek.

14 Ocak 2013 Pazartesi

yağmur suyu göleti doldu

Son birkaç aydır hastalıklar ve olumsuz hava koşulları nedeniyle köye ve arazimize hiç uğrama şansımız olmadı. Duvar işimiz az kaldı. Bahara kovanları arılıklara yerleştireceğimiz için hazırlıkları mart sonuna kadar bitirmemiz gerekir.
Geçtiğimiz günlerde epey kar ve yağmur yağdı. En çok merak ettiğimiz şeylerden birisi de göletin suyla dolup dolmadığıydı son gidişlerimizde az yağış olmuş ve dibinde çok az su tutmuştu. Mehmet arkadaşımız yılbaşından önce bir vakit bulup araziye gitmiş ve çekip gönderdiği fotoğrafları görünce şaşırdık çünkü gölet tamamen suyla dolmuş. Bu kadar erken dolacağını hiç beklemiyorduk. Taban yoğun kil olduğu için tabandan sızdırma yapacağını düşünmüyoruz ( tabi yine de hiç belli olmaz :) ) ama yazın sıcaklarında buharlaşma yoluyla su kaybı olabilir. Sıcak havalarda suyun ne kadar dayanacağını göreceğiz.

15 Ocak'ta arazi ziyaretinde göletin hala dolu olduğunu, yüzeyinin buz tuttuğunu gördük. 

28 Kasım 2012 Çarşamba

Sonbahar gözlemleri, çalışmalar devam ediyor

  Eylül,Ekim,Kasım aylarında haftada ikigün farklı ekiplerle Tahtacıörencik Kardeş Bitkiler arazisindeydik. Yaptığımız gözlemler ve çalışmaları şöyle özetleyebiliriz:
  Herşeyden önce kurak bir yılı daha geride bıraktır. Meteoroloji verilerinde de 2012 yılının bizim bölge açısından çok kurak bir yıl olduğu raporlanmış. Yaz boyu zaten hiç yağış olmadı, Eylül'de çok hafif birkez, Ekim ayında birkaç kez, Kasım başında ise kuvvetli 3-4 gün yağış oldu. Bu yağış durumu mevsim normallerinin oldukça altında. Köylüler doğru zamanı seçip buğday ekimlerini tamamladılar, şimdilerde yeşillendi ve kışı geçirebilecek boya ulaştı. Bizim arazideki durum ise diktiğimiz ağaçların bir kısmı ikinci yılını güç bela hayatta kalarak geçirdiler.


2 yıllık gözlemlerimiz sonucu arazideki koşullara ( kuraklık, toprak durumu, rüzgar ...) en uygun (üretkten türler) meyve ağacı türlerinin armut (fidanlıktan), dut (yerel), erik (yerel), ayva (yerel) olduğunu söylenebilir.

 Böyle zor koşullarda su hasadı tekniklerini kullanmak, iyi malçlama (toprak örtüsü) yapmak şart. Bu amaçla bir adet  yağmur suyu toplama havuzu yaptırdığımızdan önceki yazılarda bahsetmiştik.Eğer beklediğimiz sonuçları alabilirsek seneye iyi bir planlama ile başka yağmur suyu toplama havuzları ve hatta yağmur hendekleri yapabiliriz.

Araziyi ziyaret etme sıklığımız ve işgücü kapasitemizi de hesaba katarsak çok büyük bir araziyle baş edemeyeceğimiz ortada. Bu nedenle permakültürde önerilen küçük yoğun sistemler kurarak az ama öz ürün almak daha doğru görünüyor. Bu nedenle taştan yükseltilmiş sebze yatakları yapmıştık.

Taş çevresindeki toprağı nemli tutuyor, ısıyı dengeliyor, rüzgardan koruyor ve üstüne basılmadığı için toprak yumuşak kalıyor, formu bozulmuyor. Yükseltip toprak derinliğini arttırmak da bitkilerin daha iyi gelişmesini sağlıyor. Taş yatakların içinde ekimde ektiğimiz tereler büyüdü, maydonozlar ise geç çimlendiği için yeterince iyi gelişemedi.



Bu tip yükseltilmiş taş yataklar sayesinde birçok ürün yetiştirmek mümkün görünüyor.

Son yağışlardan sonra epey zaman geçmesine rağmen diğer yerlerdeki topraklar kupkuru olmasına rağmen yatakların içi nemli , hatta içinde mantar bile bitmiş



































Önümüzdeki bahar arazide arıcılık yapmayı planladığımızdan da bahsetmiştik. Arılık olarak planladığımız yeri yine arazideki taşları kullanarak duvar örüyoruz. Bu yorucu ama bir o kadar da zevkli işi yaptıkça daha da iyiye gidiyoruz.

Yaptığımız tüm çalışmaları birbiri ile bağlantısı var bir bakıma. Taş duvar kuzey ve kuzeydoğudan gelen soğuk rüzgarlardan arıları koruyacak, yağmur suyu göleti arıların su ihtiyacını karşılayacak, aynı zamanda nemli toprakta daha çok çiçek açacak ve arılar buradan nektar ve polen ihtiyaçlarını karşılayacaklar. Yağmur suyu göletindeki suyu mevsimlik sebze ve ağaç sulamada kullanabileceğiz. Arılar polen taşıyarak çiçeklenmeyi arttıracak dolayısıyla meyve verimi artacak. Tabi şimdilik bunların hepsi birer varsayım, ne olup biteceğini baharda yaşayarak göreceğiz.

Baharda civardaki bitki çeşitliliği oldukça yüksek oluyor ancak sıcakların başlaması ile haziran-temmuz arası kuruyor amaç olabildiğinde çevreyi nemli tutmak ve çiçeklerin daha uzun süre yaşamasını sağlamak.

Taşduvarın son hali alttaki resimlerde görülebilir, sıkı çalıştığımız için tahminizden daha önce bitecek gibi görünüyor.

Görüldüğü gibi arazideki taşlar çok işimize yarıyor. Duvar örebiliyoruz, sebzeler için yükseltilmiş yatak yapabiliyoruz, ağaçlar için iyi bir rüzgar siperi ve malç malzemesi oluyor. Zaten arazide varolan eski ağaç ve çalılar hep taşlık alanlarda gelişmiş diğer boşluk alanlar tamamen otla kaplı kalmış. Bir bildikleri var demekki.

6 Kasım 2012 Salı

sonbahar ekimleri

2 kasım cuma günü arazideydik. Açılan yağmur suyu göletinin altına fiğ, burçak ve eşek baklası ektik. Amacımız kepçenin açtığı toprağı bahara kadar ekim-dikim için hazırlamak. Eğer uzun süre su tutmayı başarabilirsek yağmur suları ile dolan göletten sulama yaparak mevsimlik sebze yetiştirmeyi deneyeceğiz. Merak ve heyecanla yağmur suyu göletinin dolmasını bekliyoruz.

Duvar örme işlerini de biraz yavaşlatarak devam ettiriyoruz. Açıkçası biraz yorulduk. Bahara kadar zamanımız var.


30 Ekim 2012 Salı

Yağmur suyu toplama göleti (havuzu) yapımı

Arazimizdeki su sıkıntısını gidermek amacıyla bir yağmur suyu toplama havuzu yaptırmayı uzun zamandır düşünüyorduk ama bugün yarın araziye su çektirebiliriz düşüncesiyle böyle pek bilmediğimiz bir işe girişmeye çekinmiştik. Sonuçta 2 senedir araziye su çektiremeyince yağmur suyu toplama havuzu açtırmak da şart olmuştu. Geçtiğimiz cumartesi günü kepçeci ile sözleştik ve çalışmaya başladık. Havuzu açtırabileceğimiz birkaç yer vardı.Arazimizin eğimli olması bizim için ciddi bir avantajdı. Kışın yaptığımız gözlemlerde eriyen kar sularının geçtiği yerleri ne oranda su akışı olduğunu belirlemiştik. Havuzun yeri hem sulama yapmak istediğimiz alanlardan yüksek olmalı, hem çok uzak olmamalı , hem de eğimin bittiği ya da azaldığı bir yerde olmalıydı. Sonuçta bostan ve taş evin biraz yukarı çaprazına açtırmanın en doğru seçim olacağı sonucuna vardık.

Başka bir mesele ise havuzun ne kadar büyük ve derin olması gerektiğiydi. Çok derin olması imkansızdı çünkü arazi toprak yapısı çok yoğun beyaz kilden oluşuyor. 1.5 metreden daha derine inmek çok zor. Daha zor kazılması maliyet ve harcanan zamanı ciddi şekilde arttırıyor. Bu yüzden maksimum derinliğin 1.5 metreden fazla  olamayacağı belliydi. Tabi bu olması gerekenden biraz daha sığ, imkan olsa 3 metre derinlik olması daha iyi olurdu. Öte yandan zeminin sert killi olması su tutması açısından ciddi bir avantaj. Bazı gölet projelerinde sırf su tutması için kamyonlarla kil taşındığını duymuştum.  Havuzun eni ve boyu ne kadar büyük olursa o kadar iyi ancak bunu da iyi planlamak gerekiyor. Biz yaz aylarında buharlaşmayı engellemek için havuzun üzerini bir branda ya da bir örtüyle kapatmayı düşündüğümüzden en azından enini kısa tutmak böylece kolayca kapatabilmek istemiştik ancak bu sefer de su kapasitesi düşük kalacaktı.

Bu konuda kepçecinin de görüşlerini aldık, zaten birçok kez civar yörede köylerde yağmur suyu toplamak için havuz yapmış, bu konuda tecrübeliydi. Bizim de açıkçası en fazla 3-4 saat kepçe çalıştırabilecek bir bütçemiz olduğundan buna en uygun boyutun yaklaşık 10metre en, 10metre boy ve 1.5 metre derinlik olduğuna karar verdik.



Resimde de görüleceği gibi havuzun yukarı tarafı dik aşağı kısmı ise kıyı gibi eğimli oldu. Aslında bu tip bir çalışmada eşyükseltiyi çok hassas hesaplamak daha doğru olabilir ama biz kepçecinin deneyimine bıraktık. Eşyükselti bazı durumlarda göz kararı da ayarlanabilir. Resime göre havuzun alt kısmının uzak köşesine meşe ağaçlarına doğru havuzun tahliye kanalı açıldı.

Tahliye kanalı alttaki resimde daha net seçilebilir, çalışma bittiğinde yağmur suyu toplama havuzu aşağıdaki gibi görünüyordu.



Havuzun alt kısmında görünen daha koyu renkli olan toprak yüzey toprağı, bitkiler için daha iyi olan toprak beyazımsı sırf beyaz kil. Beyaz kil oranının çok yüksek olmasından dolayı havuzun tabandan su kaçırma ihtimalinin  düşük olacağını umuyoruz. Bu yüzden tabana su izolasyonu için herhangi birşey yapmayı düşünmüyoruz. Permakültür su hasatı   ( water harvesting) konusunda okuduğum ve anladığım kadarıyla zaten alttan yani tabandan sızan suyun bitkileri alttan beslemesi de iyi birşey. Dediklerine göre bir süre sonra tabanın sürekli nemli kalmasından dolayı toprağa genel anlamda faydası oluyormuş. Bölge, yaz aylarında çok sıcak ve kurak olduğundan yüzeyden buharlaşma çok büyük problem olacağa benziyor, eğer yapabilirsek 15metre X 15 metre bir branda ya da inşaat naylonu ile üzerini kapatabiliriz. Bunun dışında buharlaşma için yapılabilecek çok fazla birşey yok. Kışın yağışların artması ile ne kadar su dolacağını ve bu suyun yazın ne kadar dayanacağını göreceğiz. Umarım bunu denemek isteyen arkadaşlara en azından bir fikir olması açısından faydası olur. Gelişmeleri tekrar burada paylaşacağız.

  















Kepçe çalışırken  zaman buldukça duvar örmeyi de ihmal etmedik. Taş duvar örme biraz ağır bir iş olduğundan zamana yaymakta fayda var. Zor ama bir o kadar da keyifli bir iş. Bahara kadar bitirmeyi planlıyoruz.

21 Ekim 2012 Pazar

2012 yılının sonuna gelirken

2012 yılı hepimiz için biraz yoğun ve biraz da sıkıntılı geçti. Tahtacıörencik'teki arazimize hala su çektirememiş olmamız biraz belimizi büktü. Geçen senelerde diktiğimiz fidanların büyük bir kısmı kurudu. Hala armut ve dut yaşıyor ancak gelişemiyorlar doğal olarak. İkinci seneleri ancak hala oldukça kısa ve cılızlar. Bunun dışında bir takım maddi sıkıntılarla da boğuştuk.Zaten bu devirde maddi sıkıntı yaşamayan kaç insan vardır ki? Bunun yanında bir de hastalıklar, doğum olayları yaşanınca Tahtacıörencik'teki arazimize hiç gitmez olduk.
Bu arada Ceyhan ve ailesi kendisinin de açıkladığı gibi Kardeş Bitkiler grubundan ayrıldılar. Biz - ekibin geriye kalanı aynen yolumuza devam ediyoruz.

Bu sonbahar tekrar araziye gitmeye başladık. 4 arkadaş Ekim başında kış gelmeden  tahta kulübemizin çatısını kapattık. 


Başka bir haber de önümüzdeki bahar arazimizde arıcılık yapmaya başlamayı planlıyoruz. Bu son derece deneyim ve ustalık gerektiren işi layıkıyla yapabilmek için şimdiden çalışmalara başladık. Amacımız hiçbir kimyasal ilaç ve destek olmaksızın arı ürünleri ( bal,polen,propolis) üretmek. Çok ciddi arı hastalıkları var, dikkat edilmezse tüm koloniyi yok edebiliyor. Varroa (arı kenesi) mücadelesinde her arıcı mutlaka ilaç kullanmak gerektiğini söylüyor. Belki mecbur kalırsak organik tarımda kabul edilen bir takım ilaçları deneyebiliriz ama hedef sıfır ilaç. Bakalım ne olacak?

Süveri çayı yöresinin bitki çeşitliliğinin arıcılık için çok uygun olduğunu biliyoruz ancak bu yıl kuraklık nedeniyle arıcılar normalden daha az bal alabilmişler. Bu sene o civara yaz boyu hiç yağmur yağmadı. Umarım önümüzdeki sene böyle olmaz.

Kovanları koyacağımız yeri sürüler, ayı ve diğer tehditlere karşı korumak amacıyla önce arazideki taşları kullanarak bir taş duvar örüyoruz.

Duvarın sağlam olması için harcın bir miktar çimento kullanmak zorunda kaldık. Birkaç kürek çimento eklediğimizde arazideki killi toprak ve saman karıştırınca epey sağlam oluyor.


Bu duvar bir anlamda deneme olacak, eğer başarılı olursa ki şimdiye kadar duvarın oldukça sağlam olduğunu test ettik,  tüm araziyi de bu şekilde kapatma imkanımız olabilir.

Şimdilik bu kadar umarım bundan sonraki süreçte daha sık güncelleme yapma şansımız olur.